19/12/2009 ·
Bardak bardak su içti, özür dileyip kürsüden indi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın rahatsızlığı nedeniyle katılmadığı AK Parti Rize İl Danışma Meclisi Toplantısı buruk geçti. Toplantıya katılan Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak, konuşması sırasında bilgi notları karışınca kürsüde zor anlar geçirdi. Su içme rekoru kıran Özak, yorgunluğunu ileri sürerek partililerden özür diledi.
AK Parti Rize İl Danışma Meclisi Toplantısı İsmail Kahraman Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Güneysu'daki evinde istirahat eden ve rahatsızlığı nedeniyle katılamadığı toplantıya, Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak, AK Parti Teşkilattan Sorumlu Başkan Yardımcısı Mahmut Göksu, AK Parti Rize il teşkilatı, belediye başkanları ve çok sayıda parti üyeleri katıldı.
AK Parti Rize İl Başkanı Hasan Karal, başbakansız geçen danışma meclisi toplantısının buruk geçtiğini söyledi. Başbakan ile toplantı öncesi görüştüğünü belirterek, partililere selamını iletti.
AK Parti Rize Milletvekili Lütfü Çırakoğlu ise Türkiye'nin sıkıntılı bir süreçten geçtiğini, bu süreci en iyi şekilde atlatmak için ele ele verip çok çalışmak zorunda oldukarını söyledi. Erdoğan'ın dünyanın en önemli liderleri arasında bulunduğunu belirten Çakıroğlu, Türkiye'yi lider ülkeler seviyesine çıkarmak için çalışmaları gerektiğini, bu anlamda AK Parti teşkilatına büyük iş düştüğünün altını çizdi.
AK Parti Teşkilattan Sorumlu Başkan Yardımcısı Mahmut Göksu da Rize halkının bağrından başbakan çıkartan bir lidere sahip olması nedeniyle ne kadar mutlu olsa az olduğunu dile getirdi. Rize halkına bu anlamda çok büyük sorumluklar düştüğünü kaydeden Göksu, "Gerçekten gönüllere hitap eden, halkıyla özdeşleşmiş bir başbakanımız var. Kıymetini iyi bilelim." dedi.
BİLGİ NOTLARI KARIŞAN ÖZAK, SU İÇME REKORU KIRDI
AK Parti Rize İl Danışma Meclisi toplantısına katılan Devlet Bakanı Faruk Özak, kürsüde konuşması esnasında bilgi notlarının karışması üzerine sıkıntılı anlar geçirdi. Başbakan Erdoğan'ın rahatsızlığı nedeniyle danışma meclisine katılamamasını seçim meydanlarında kendi ağzından söylediği "Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda' dizelerini hatırlatan Özak, "Yağmurda ıslanırsanız, hasta olabilirsiniz." dedi.
Atatürk'ün 'Yurtta Sulh, Cihanda Sulh' sözünü hatırlatarak; '3 tarafımız deniz, 4 tarafımız düşman' sözünün doğru olmadığını savunan Özak, "Bu ifade; Atatürk'ün veciz sözlerine karşı büyük bir yalan ve saygısızlık. Bizim 3 tarafımız deniz, 4 tarafımız dost. Coğrafyanın çoğunda bize 'ağabey' olarak bakıyorlar. Sorumluluğumuz çok ağır. Kimseden kormaya gerek yok. Onlar bizim adaletimize sığınmış durumdalar." şeklinde konuştu.
'Demokratik açılım' sürecine de değinen Özak, şöyle konuştu: "Türkü ile Kürdü ile Çanakkale'de omuz omuza mücadele verip, şehit düşen dedelerimizin torunları olarak bugün aramızda bir problem varsa bunun çözülmesi gerekir. Bu açılım sürecine karşı olanlar terör ile muhalefet partileri. Terör ile muhalefet nasıl bir yerde birleşmiş? Durumlarını bir gözden geçirmeleri gerekir. Açılımı baltalamak isteyen teröre, muhalefet lütfen alet olmasın. Biz açılım mücadelesi verirken, terörle mücadelede bir adım geri kalmadık. Bu konuda ne söyledik, ne yapıyoruz. 7 yıllık iktidar dönemimizi izleyeler iyi bilir. Yine de hatırlatmakta fayda var."
90'lı yıllarda olağan hale gelen olağanüstü bir yönetim oluştuğunu, AK Parti iktidarı döneminde ise her alanda olağanüstü bir özgürlük ortamı oluşturduklarını kaydeden Özak, "Şehit ve gazi yakınlarımızın bu vatan için yaptıklarını iyi biliyoruz. Bu konuda kendilerine büyük kolaylıklar sağlıyoruz. Bugüne kadar 10 bin civarında şehit ve gazi yakınına istihdam sağladık." açıklamasında bulundu.
Önünde çok sayıda bilgi notu bulunan Özak, öncelikle konuşacaklarını bulmakta zorluk çekti. Korumasının müdahalesine rağmen aradığı başlıkları bulmakta zorlanan Özak, sık sık 'özellikle şunu vurgulamak istiyorum' deyip, bardak bardak su içti. Çok yorgun olduğunu ifade eden Özak, salondaki partililerden özür dileyip, kürsüden ayrıldı.
Cihan
3/11/2009 ·
İsrail Parlamentosu'na sunulan bir raporda Filistinli gruplara ilk kez Türkiye üzerinden İran füzelerinin ulaştırıldığı öne sürüldü.
İsrail Askeri İstihbarat Şefi Tuğgeneral Amos Yadlin, Hamas örgütünün 60 kilometre menzili olan bir füzeyi Gazze sahilinde karadan denize atarak başarıyla test ettiğini açıkladı. Gazze'den İsrail'in başkenti Tel Aviv'i vurma kapasitesi olan İpekböceği (silkworm) serisi füzelerin Türkiye üzerinden İsrail'e gönderildiği iddia ediliyor.
Tuğgeneral Yadlin tarafından İsrail Ulusal Meclisi Knesset'in Dış İlişkiler ve Güvenlik Komitesi'ne sunulan raporda İran silahlarının ilk kez Türkiye üzerinden Suriye'ye geçerek Hamas ve Hizbullah'a ulaştırıldığı öne sürüldü. İsrail İstihbaratı'na yakın DebkaFiles internet sitesi, haberi, "İstihbarat Şefi silahları bu örgütlere hangi kaynağın teslim ettiğini belirtmediği gibi, kullanımı hakkında kimin eğitim verdiğini de açıklamadı. Ancak DEBKA'nın askeri kaynaklarına göre silah kaçakçığılı Tahran'ın emriyle yapıldı ve Filistinliler'e İranlı askeri yetkililer eğitim verdi" şeklinde duyurdu.
Askeri kaynaklara göre İran tarafından tedarik edilen orijinali Çin yapımı C-802 ipekböceği serisinden olan bu füzelerle aynı kökenden olan bir füzeyle Hizbullah ikinci Lübnan Savaşı sırasında bir İsrail gemisini vurmuştu. Gazze Şeridi'ne yerleştirilen ipekböceği füzeleriyle İsrail'in Akdeniz sahilinde bulunan deniz kuvvetlerinin engellenmesinin amaçlandığı bildiriliyor.
3/11/2009 ·
Emin Çölaşan Org. Başbuğ’a açık mektup yazdı..

Hürriyet’ten ayrıldıktan sonra Sözcü gazetesinde yazılarına yeniden başlayan Emin Çölaşan bugün Org. İlker Başbuğ’a açık mektup yazdı. “AKP ve Fethullah Gülen’e karşı dik dur paşam” dedi.
CUMHURİYET KİMLERİN ELLERİNE KALDI
“SAYIN Paşam, Türkiye Cumhuriyeti’nin ne durumlara düşürüldüğünü, kimlerin elinde kaldığını ve kimler tarafından nasıl yönetildiğini hep birlikte ibretle, hayretle ve utanç duyarak izliyoruz. Milyonlarca yurtsever insanımız Ergenekon davası ile korkutulmuş, sindirilmiş, susturulmuş durumda. Toplumda ses verenlerin sayısı çok az.
MEDYAYI DA SİNDİRDİLER
Buna medyayı da ekleyin. Bir sürü cambazlık, yalakalık ve para gücüyle medyanın önemli bir bölümü de artık onların elinde. Kendilerinden yana olmadığı (!) zannedilen korkak medya kuruluşlarını da tam anlamıyla korkutup sindirdiler. Bu iktidara karşı yayın yapabilen sadece üç gazete, bir veya iki televizyon kanalı var. Yüz kızartıcı bir durum.
AKP’YE ÇALIŞAN ZENGİN KİTLESİ
Her gün attıkları nutuklarda “Demokrasi, fikir ve ifade özgürlüğü” falan gibi beylik laflar ediyorlar. Bu nasıl demokrasi, nasıl fikir ve ifade özgürlüğüdür ki, AKP iktidarının işine gelirse vardır, gelmiyorsa yoktur.
Aynı biçimde işadamları korkutuldu, sindirildi.Sermaye kendi adamlarının eline geçirildi. Yeni bir zengin kitlesi yaratıldı ve bunlar tüm güçleriyle AKP’ye çalışıyor.
ORDUMUZ EN TEHLİKELİ GÜÇ OLARAK GÖRÜLÜYOR
Gelelim devlete. En tepeden başlayalım. Cumhurbaşkanlığı dahil, ellerine geçirmedikleri kurum hemen hemen hiç kalmadı. Buna milliliği kalmamış eğitim, hastaneler, polis bile dahil. Yedi yıllık iktidarlan döneminde ele geçiremedikleri sadece bir buçuk kurum kaldı. Türk Silahlı Kuvvetleri ve yargının bir bölümü. Yargıyı da bir yıl içerisinde halledecekler. İşte Paşam, şimdi bütün amaçları sizlerin, yani komuta kademesinin kişiliğinde ordumuzu yıpratmak, küçük düşürmek, saygınlığını yok etmek… Çünkü ellerinde ordumuzu ele geçirecek bir plan yok. Atatürkçü, laik, Cumhuriyet’in ilkelerine bağlı ordumuzu kendi emelleri karşısında “En tehlikeli” güç olarak görüyorlar.
İşte bu yüzden, ellerindeki korkunç medya gücünü de kullanarak sizlere saldırıp duruyorlar. Bu saldırılar çoğu zaman onların ağzından doğrudan doğruya çıkmıyor. Bu amaçla emirlerindeki satılık-korkak-zavallı medyayı kullanıyorlar.
BEYİN YIKAMA KAMPANYASI SÜRÜYOR
Hain plan son derece cingözce hazırlanmış. Fikir ve ifade özgürlüğü (!) var ya, o kavramlar kullanılıyor. Beyin yıkama kampanyası sürüyor, dışarıdan planlanan amansız propaganda makinesi olanca hızıyla çalışıyor.
TÜRK ORDUSU İRTİCA VE KÜRTÇÜLÜK ÖNÜNDE EN BÜYÜK ENGEL
Sayın Paşam bunların medyasında şimdi sizler için “İstifa edin… İstifa edecekler… Görevden alınsınlar, alınacaklar” çığlıkları atılıyor. Yani Tayyip’in en başta siz olmak üzere en yakın çalışma arkadaşlarınızı görevden almasını umuyorlar! Peki bütün bunlar niçin oluyor? Bunları siz, elbette bizlerden çok daha iyi biliyorsunuz… Çünkü Türk Ordusu, bunların en büyük iki amacı karşısına dikilmiş en büyük engel.
İlki irtica. Müslümanlık değil, din tüccarlığı, din baronluğu, Türkiye’yi yavaş yavaş İslam devleti yapma niyetleri. İkincisi Kürtçülük ve bölücülük.
DARBE ÇIĞLIKLARIYLA TANTANA YAPILIYOR
Türk Ordusu bu hainliğin önündeki en büyük engel. İşte o yüzden size resmen düşmanlık sergiliyorlar. Ordumuzu yıpratmak için ortaya düzmece belgeler çıkanlıyor, “darbe” çığlıkları atılıp tantana yapılıyor, ülkenin gündemi hep AKP lehine bilerek değiştiriliyor. Şu son Kürt açılımı fiyaskosunda tam AKP dibe vurmuştu ki, ince planın yeni bir aşamasına geçildi… Ve ortaya yeni belgeler atıldı. Ne ilginç bir zamanlama! Gazeteler, televizyonlar ve çığırtkan yalaka medyanın eline yeni bir oyuncak verildi. Türk Ordusu’na hakaret, aşağılama ve alay etme yarışı yeniden başlatıldı.
MEHMETÇİĞE KURŞUN SIKANLARIN TORUNLARI
Başbuğ Paşam, bir şeyi çok iyi biliyoruz. Sizler, bu hainler tarafından bir düşman ordusu olarak görülüyorsunuz. Hiç kuşkum yok, bunlar İstiklal Harbimizde vatanımızı işgal edenleri Yunan, İngiliz, Fransız bayraklarıyla karşılayanların, onlar adına camilerde övgü vaazları verenlerin, vatan elden giderken yurdun dört bir yanında şeriatçı ve Kürtçü isyanlar çıkarıp Mehmetçiğe kurşun sıkanların torunları.
ORDUMUZU KUCAKLARINA OTURTAMADILAR
Bu hainler hep oldu, bundan sonra da olacak… Ve milyonlarca yurtsever insanımız onların karşısına her zaman aslanlar gibi dikilecek. Bu ülke o kadar ucuz değil. Kanla, irfanla kurulan Cumhuriyet elbette ki yobazların, Kürtçülerin, bölücülerin, ihanet şebekelerinin ellerine bırakılmayacak.Paşam, oynanan oyun çok açık. Karşı tarafın sinirleri gergin çünkü ordumuzu bir türlü kendi kucaklarına oturtamadılar, ele geçiremediler. O yüzden saldırıyorlar.
PAŞAM DİK DURUN
Sonuçta siz ve arkadaşlarınız da insansınız. Etten kemikten yaratılmışsınız. Sakın ola ki bu geçici günlerde moraliniz bozulmasın. Haddim olmayarak söylüyorum, dimdik durun. AKP geçicidir. Bugün iktidarda, yarın ilk seçimde bitecek. Biz ne iktidarlar, ne güçlüler, ne hainler, ne sahtekarlar gördük bu ülkede! Şimdi hangisinin esamesi okunuyor?
KESER DÖNER SAP DÖNER..
Milyonlarca yurtsever insanımız sizlerin, yani ordumuzun üzerinde oynanan bu çirkef oyunun farkında.
Bu ölü toprağı üzerimizden bir gün kalkacak. Sessiz çoğunluk, bu şamatacı azgın azınlığa bir gün mutlaka “Dur” diyecek. Bu yapılanların hesabı, milyonlarca yurtsever insanımız adına bir gün mutlaka sorulacak. Bizler ölmedik ve yalnız değilsiniz. Bu günler de geçecek. Yeter ki sizler sağlam durun. Ne demiş atalarımız: Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner. Size ve silah arkadaşlarınıza saygılarımla Paşam.
3/11/2009 ·
AKP’nin oyları Türkiye genelinde düşüşe geçti. Bir sürpriz de istanbul’dan.

”Demokratik Açılım” adı altında uygulanan politika AKP’ye yaramadı. AKP’nin ülke genelinde oylarının yüzde otuzlara düştüğünün ortaya çıkması partiyi hareketlendirdi. Parti kurmayları AKP’nin yükselişe geçmesi için kafa yormaya başladı.
Bu sırada AKP’ye bir sürpriz de İstanbul’dan geldi. SONAR-K adlı araştırma şirketi ”Bugün seçim olsa sonuç ne çıkar?” başlıklı bir araştırma yaptı. Araştırma sonuçlarına göre, CHP İstanbul’da 36.4′le birinci sıraya oturdu. AKP ise 34′te kaldı. MHP’nin 13′te göründüğü araştırma DTP’nin ise İstanbul’da dördüncü parti olduğunu gösterdi.
İşte henüz medyayla paylaşılmayan anketin sonuçlarını gösteren tablo:

8/5/2009 ·
Azerbaycan'ın başkenti Bakü'deki Petrol Akademisi'nde (ADNA) bir ögrenci çok sayıda kişiyi rehin aldı. Silahlı olduğu bildirilen öğrencinin en az 10 kişiyi öldürdüğü bildiriliyor.
Ölenler arasında yabancı öğrencilerin ve bir dekanın da bulunduğu belirtiliyor. Polis, saldırgan öğrenciyi yada öğrencileri yakalamak için operasyon başlattı.
Saldırganlardan birinin afrika uyruklu siyahi bir şahıs olduğu yönünde bilgiler var.
Azerbaycan İçişleri Bakanı Ramil Usubov ve Cumhuriyet Başsavcısı Zakir Qaralov da olay yerinde.
Akademide çok sayıda Türk öğrenci de eğitim alıyor. Ölenler arasında Türk olup olmadığı bilinmiyor.
Rus İnterfaks ajansının haberine göre ise, saldırganın kendisini vurduğu ancak ölüp ülmediği konusunda net bir bilgi olmadığıbildirildi.
AP ise, saldırgan sayısının 2 olduğunu birinin ise öldürüldüğünü duyurdu.
DETAYLARI TAKİP EDİYORUZ
« Önceki ::